ARTIK YETER



Uzm.Dr. M. Murat OKTAY
mmurat_ok@yahoo.com

Bir hekim arkadaşımız daha hastanede uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.

Katledilen kaçıncı hekimdi? … Saymak istemiyorum

Olay nasıl olmuş? … Duymak istemiyorum.

Sıra şimdi hangimizde? ... Bilmek istemiyorum

Bildiğim bir şey varsa o’da moda değimle bu işin yani hekimliğin fıtratında ölümün olmadığı.

O halde artık yeter!

Yetkililer bu ölümlerin hesabını vermeli.

***

Belinde silahla hastaneye gelen hasta ve hasta yakınlarını içeri alan özel güvenlikçilerin,

AVM’ lerde çiklet çalınsa kıyamet koparan cinsi sadece oralara mı özeldir?

Ne bileyim yeni güvenlik yasası kapsamında artırılan polis selahiyetleri biz hekimlerin korumasını kapsamaz mı?

Ya da Adalet Saraylarında avukatları aramadan geçiren sıkı güvenlik tedbirlerinden bizler neden azadeyiz?

Önce kimseden korkmadan şu gerçeği söyleyeceğiz.

Hekimlik mesleği başta siyaset kurumu olmak üzere çoğu kişi ve kurumca insafsızca yıpratılmıştır.

Bu gün memleketimizde insanlar hamam böceği olmadığını bir tek hastanede hisseder aslında.

Bankada para yatırmak için sıra bekler çıtı çıkmaz.

Karakolda polise efelenemez.

Mahkemede hakimin gözünün içine bakamaz.

Üstelik maaşlarımız hep o’nun vergisiyle ödenir, birinci sınıf vatandaştır ya artık.

 Ülkemizde birinci sınıf vatandaş olmanın kriterini doktora bağırıp çağırmak, saldırmak olduğunu sananlar ile bu anlayışı besleyen zihniyetin temsilcileri kendi aşağılık komplekslerini tatminden öte ancak olsalar olsalar birinci sınıf cinayet azmettiricisi olabilirler.

Dr. Ersin Arslan’ öldürüldüğünde tv’ye çıkıp utanmadan katile haklılık payı verenler şahsiyetler Dr. Kamil Furtun’un da katilidir aynı zamanda.

 Ama bizimde sorumluluk payımız var.

Bizler de gerek tek tek hekimler gerek kurumlar olarak o sözü söyleyenlere yasal zeminlerde sözlerini yediremediğimiz için suçluyuz.

***

Oysa her gün;

İş kazası nedeniyle (işçisi sigortalı olsa da) acil serviste karşımızda tir tir titreyen işverenleri görürüz,

Bir fabrikada ihmal nedeniyle yaşanan bir uzuv kaybında neler olur hepimiz biliriz.

Bizim can güvenliğimizi ihmal eden kim bir düşünün.

Bizim işverenimizin inşaattan işçisi düşen mütahit kadar sorumluğu yoktur.

Bizimde o işçi kadar değerimiz.

Ve artık yeter bunlardan hesap sorulmalıdır.

Biz hekimlerin kendimizden başka dayanağı,

Ve üretimden gelen gücümüzden başka sığınağı yoktur.

Bunu bildiğimiz gün,

                        ölüm susar.

Bu makale 4126 kez görüntülenmiştir.

Yorumlar


Yazarın Diğer Köşe Yazıları

YAZARLAR


AYIN MAKALESİ